ÖZ
Amaç
Cushing hastalığının (CH) primer tedavisi transsfenoidal cerrahidir (TSS). Bununla birlikte, medikal monoterapinin başarısız olduğu dirençli olgularda kombinasyon tedavisi, sinerjistik mekanizmalar yoluyla etkinliği artırabilir ve daha düşük ilaç dozlarının kullanılmasına olanak sağlayarak yan etkileri azaltabilir. Bu çalışmada, merkezimizde tedavi edilen ve yönetimi güç olan CH hastalarında mono- ve kombinasyon tedavilerinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı.
Gereç ve Yöntem
Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya, 2010-2025 yılları arasında TSS sonrasında persistan CH nedeniyle monoterapi veya kombinasyon tedavisi uygulanan 55 hasta dahil edildi. Klinik ve biyokimyasal parametreler, mono- veya kombinasyon tedavisi öncesi ile son takip arasında karşılaştırıldı ve remisyon durumu da değerlendirildi.
Bulgular
TSS sonrasında 55 hastanın tamamına medikal tedavi uygulandı [medyan tedavi süresi: 21,0 (12,0-61,0) ay]; 44 hastada (%80) tedavi postoperatif dönemde başlanırken, kalan 11 hasta (%20) preoperatif dönemde başlanmış olan tedavilerine devam etti. Son takipte hastaların %77,5’inde remisyon sağlandı. En sık kullanılan tedavi rejimleri pasireotid (%30,9), kabergolin + metirapon (%18,2) ve kabergolin + ketokonazol (%14,5) idi. Tüm tedavi dönemleri değerlendirildiğinde en sık kullanılan ajanlar kabergolin (%67,3) ve pasireotid (%58,2) idi. Yirmi üç hastada (%41,8) tedavi değişikliği gerekti ve bunun en sık nedeni remisyon sağlanamamasıydı (%23,6). Medikal tedavi başlangıca kıyasla kortizol, adrenokortikotropik hormon, idrar serbest kortizolü, gece geç saat tükürük kortizolü ve adenom boyutunda azalma sağlarken, deksametazon supresyon testinde anlamlı bir düşüş saptandı (p=0,016). Monoterapi ve kombinasyon tedavisi arasında hormonal kontrol, metabolik sonuçlar, remisyon oranları veya advers olaylar açısından anlamlı fark saptanmadı.
Sonuç
Bulgularımız, TSS sonrasında remisyon sağlanamayan veya persistan hastalık aktivitesi bulunan CH hastalarının uzun dönem tedavisinde medikal kombinasyon tedavisinin uygulanabilir, güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olduğunu göstermektedir.


